Karapınar Abuzer Tuncay Aile Apartmanı Davası’nda erteleme kararı: Aileler ‘adalet’ istedi - Videolu Haber

(DHA) - Demirören Haber Ajansı | 02.03.2026 - 14:31, Güncelleme: 02.03.2026 - 14:31 6 kez okundu.
 

Karapınar Abuzer Tuncay Aile Apartmanı Davası’nda erteleme kararı: Aileler ‘adalet’ istedi - Videolu Haber

ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK-Berfin GÜRBÜZ - 6 Şubat depremlerinde yıkılan Karapınar Abuzer Tuncay Aile Apartmanı Davası, bugün Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülürken, Müteahhit Abuzer Tuncay, fenni mesuller Ramazan Turan ve Kemal Aydın hakkında yürütülen yargılama kapsamında görülen duruşma, mahkeme heyeti tarafından 27 Mart'a ertelendi. Ailelerden ve avukatlardan alınan bilgilere göre, sanık Ramazan Turan'ın Akabe Sitesi, Kardaş Apartmanı ve Abuzer Tuncay Apartmanı başta olmak üzere toplam 43 farklı dosyada benzer mahiyetteki suçlamalardan yargılandığı ifade edildi. Yakınlarını kaybeden aileler, duruşmanın 27 Mart'a ertelenmesine tepki göstererek adalet taleplerini yineledi ve yargı sürecinin hızlandırılmasını istedi.
6 Şubat depremlerinde yıkılan Karapınar Abuzer Tuncay Aile Apartmanı'na ilişkin dava, bugün Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Davada, Müteahhit Abuzer Tuncay, 1997 yılındaki fenni mesul İnşaat Mühendisi Ramazan Turan ve 2007 yılındaki yenileme ruhsatındaki fenni mesul İnşaat Mühendisi Kemal Aydın hakkında yürütülen yargılama kapsamında görülen duruşmada, yargılamanın tutuksuz şekilde devam edilmesine karar verildi. Duruşmaya yalnızca sanıklardan Ramazan Turan katıldı. Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının savunma için süre talep etmesi üzerine duruşmayı 27 Mart'a erteledi. Öte yandan, sanık Ramazan Turan'ın 43 ayrı dosyada benzer suçlamalarla yargılandığı bilgisi mahkemeye sunuldu. "Kast meselesi tartışılmadı" Ailelerin avukatı Yusuf Özperçin, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, deprem davalarında "kast" meselesinin yeterince tartışılmadığını belirterek, "Bugün Yılmaz ailesi, Karayılan ailesi ve Fırat ailesinin yaşamını yitirdiği Tuncaylar Apartmanı'ndaki yargılama sürecine dahil olduk. Bugün 6. duruşma görüldü. Bu duruşmada savcılık tarafından mütalaa sunuldu. Mütalaaya karşı karşı taraf sanık ve avukatları tarafından süre istendi. Duruşmamız 27 Mart'a ertelendi. Bununla beraber şunu da belirtmek istiyorum; özellikle bu dava şahsında diğer bütün deprem davalarında gözlemlediğimiz belli başlı hususlar var, belli başlı hukuksuzluklar var. Sürecin yargılanması ile alakalı olarak özellikle orada kast meselesi tartışılmadı, bunun üzerine yoğunlaşılmadığını ve mütalaaların da bu boyutta verilmediğini gözlemliyoruz. Özellikle bilinçli taksirle şahısların gerek ileride alacakları cezalarla hem infaz ve yatarlarını engellemeye çalışmak hem de bu yargılamaların özellikle hak kaybı noktasında sonuçlanmasına dönük hukuksuzlukların olduğu gözlemliyoruz. Bu anlamda özellikle tehlikelerin varlığı söz konusu. Özellikle bilinçli taksir üzerinden bir değerlendirme yapıldığını görüyoruz. Bu durum, sanıkların ileride alacakları cezalar ve infaz süreçleri açısından sonuç doğuruyor. Yargılamaların hak kaybına yol açabilecek şekilde sonuçlanmasından endişe ediyoruz. Olası kast değerlendirmesinin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. 27 Mart'taki duruşmada bunun takipçisi olacağız" ifadelerine yer verdi. "Sanıkların Gerekli Cezayı Alması Noktasında Çabalarımız Olacak" Depremde yaşamını yitiren Zülfikar Yılmaz'ın yakın dostu olduğunu belirten Özperçin, yaşanan acılara rağmen hukuki anlamda emsal teşkil edecek bir karar çıkmadığını ifade ederek, "Orada vefat eden Zülfikar Yılmaz arkadaşımızdı, aynı zamanda benim çok yakın dostumdu. Şunu gözlemledik; sevdiklerimizi kaybettik, birçok kaybımız vardı ama o acıları dindirecek herhangi bir hukuk temeli oluşmadı. Ne yasal düzenleme oluştu ne de ona emsal olacak bir karar oluştu. Bugün de özellikle savcının mütalaasında bilinçli taksirle olayı geçiştirmesi ve en nihayetinde yargılanan şahısların "Evet yine biz bu işten tabiri caizse kurtulduk" demesi gibi bir sonuca doğru gidiyor. Ama biz 27 Mart'ta bunun üzerine gideceğiz. Elbette ki mütalaanın aksine, olası kastla bu sanıkların gerekli cezayı alması noktasında çabalarımız olacak" dedi. "Adalet istiyoruz" Depremde ailesini kaybeden Ali Karayılan, "Çocuklarımı, gelinimi, torunlarımı kaybettim. Oğlumun kaynı ve kaynanası dahil ailemizi kaybettik. Biz adalet istiyoruz, bu belirsizlikleri kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnsan Hayatı Bu Kadar Ucuz Olmamalı" Ali Yılmaz ise, yalnızca bu binada değil 11 ilde yaşamını yitiren tüm depremzedeleri andığını belirterek, şunları söyledi: "Ben sadece bu binada yaşamını yitirenleri değil, bu 11 ilde depremde yaşamını yitiren bütün insanların "Devri daim olsun" diyorum. Başta kardeşim Zülfikar Yılmaz olmak üzere. Şurada adaletsizlik var. Bu adaletsizlik bir daha olmasın. En azından bundan sonra ya da böyle bir deprem süreci yaşanırsa bir daha insanlar ölmesin diye buradayız. Onlar öldü, vefat ettiler, gittiler. En azından bundan sonra diğer insanlar ölmesin diye, yapıların düzensiz olduğu, çarpık olduğu, yanlış olduğu, mühendislerin orada tam kontrollerini yapamadığını görüyoruz. Bir daha insanlar ölmesin diye buradayım. Avukatımızın dediği gibi 27 Mart'ta buradayız, tekrar savunmamızı yapacağız. Gereken neyse konuşacağız. En azından bir daha yaşanmasın diye bu mücadeleyi vermek zorundayız. Ben kardeşlerimi kaybettim orada. Zülfikar'ın abisiyim. Karayılan ailesinden birçok yakınımı kaybettim. Annemi kaybettim. Tabii orada vefat edenler bizim kardeşlerimizdir, fark etmiyor. Hatta Adıyaman'da yaşamını yitiren bütün canlılar bizim kardeşlerimizdir. Hiç fark etmiyor. Ama biz bunun için, bundan sonra herhangi bir deprem yaşanırsa bir daha can kaybı olmasın diye bütün yetkililere buradan sesleniyoruz. Lütfen dikkat etsinler. Başta belediyeler olmak üzere denetimlere dikkat etmeleri lazım. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı." "Adalet enkaz altında kaldı" Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman İl Temsilcisi Mehmet Doğan, davada 16 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, olası kast değerlendirmesi yapılması gerektiğini savundu. Doğan, "Adaletin enkazda kaldığını bir kez daha tescil ettik. Adalet sağlanmıyor. Lütfen hakimlere ve savcılara buradan sesleniyoruz; lütfen adaletli olun. Olası kastla bu insanların yargılanması lazım. Basit bir şekilde bilinçli taksir vererek karar verilmesini doğru bulmuyoruz. Böyle bir adalet yok. Sevdiklerimizle beraber adalet de enkaza gömüldü. Biz bunu adliye koridorlarında geze geze öğrendik" ifadelerine yer verdi. "Ailemden 5 Kişiyi Kaybettim, Bir Daha Böyle Bir Şey Yaşamak İstemiyoruz" Remziye Karakuş, abisi ve ailesinden toplam 5 kişiyi kaybettiğini belirterek, "Abimi ve ailesini kaybettim, 5 kişiyi kaybettim. Adalet istiyoruz. Kurum, şahıs ve imza yetkisi olan herkesin cezalandırılmasını istiyoruz. Bir daha böyle bir şey yaşamak istemiyoruz. Giden canlarımızı geri getiremeyeceğiz ama sonuçta Adıyaman deprem bölgesi, bir daha yaşanacak" dedi. "Ailemden 7 kişiyi kaybettim, sürekli ertelemeler var, sorumlular tutuklansın" Zeynep Ergün de ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini belirterek, davaların sürekli ertelenmesine tepki gösterdi. Ergün, "Bir aileden 7 canın gitmesi ne demek? Bir kişi ölünce bir sene yas tutulur. Biz kaç sene yas tutacağız, onu da bilmiyorum. Bu mahkemelerin neden sürekli bir ay sonrasına, iki ay sonrasına ertelendiğini anlamıyorum. 4'üncü seneye girdik, bir sonuca varmamız gerekiyordu. Ne önü belli ne arkası belli, söylenen hiçbir şey yok. Sadece erteleme var. Neden böyle oluyor? Bizi evimize göndersinler. "Artık kusura bakmayın, bir şey olmayacak, bir sonuca varılmayacak" desinler ya da kim sorumluysa tutuklasınlar. En azından içimize biraz su serpsinler, biraz rahat edelim" ifadelerini kullandı. Kaynak : PERRE
ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK-Berfin GÜRBÜZ - 6 Şubat depremlerinde yıkılan Karapınar Abuzer Tuncay Aile Apartmanı Davası, bugün Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülürken, Müteahhit Abuzer Tuncay, fenni mesuller Ramazan Turan ve Kemal Aydın hakkında yürütülen yargılama kapsamında görülen duruşma, mahkeme heyeti tarafından 27 Mart'a ertelendi. Ailelerden ve avukatlardan alınan bilgilere göre, sanık Ramazan Turan'ın Akabe Sitesi, Kardaş Apartmanı ve Abuzer Tuncay Apartmanı başta olmak üzere toplam 43 farklı dosyada benzer mahiyetteki suçlamalardan yargılandığı ifade edildi. Yakınlarını kaybeden aileler, duruşmanın 27 Mart'a ertelenmesine tepki göstererek adalet taleplerini yineledi ve yargı sürecinin hızlandırılmasını istedi.

6 Şubat depremlerinde yıkılan Karapınar Abuzer Tuncay Aile Apartmanı'na ilişkin dava, bugün Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Davada, Müteahhit Abuzer Tuncay, 1997 yılındaki fenni mesul İnşaat Mühendisi Ramazan Turan ve 2007 yılındaki yenileme ruhsatındaki fenni mesul İnşaat Mühendisi Kemal Aydın hakkında yürütülen yargılama kapsamında görülen duruşmada, yargılamanın tutuksuz şekilde devam edilmesine karar verildi. Duruşmaya yalnızca sanıklardan Ramazan Turan katıldı. Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının savunma için süre talep etmesi üzerine duruşmayı 27 Mart'a erteledi. Öte yandan, sanık Ramazan Turan'ın 43 ayrı dosyada benzer suçlamalarla yargılandığı bilgisi mahkemeye sunuldu.

"Kast meselesi tartışılmadı"

Ailelerin avukatı Yusuf Özperçin, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, deprem davalarında "kast" meselesinin yeterince tartışılmadığını belirterek, "Bugün Yılmaz ailesi, Karayılan ailesi ve Fırat ailesinin yaşamını yitirdiği Tuncaylar Apartmanı'ndaki yargılama sürecine dahil olduk. Bugün 6. duruşma görüldü. Bu duruşmada savcılık tarafından mütalaa sunuldu. Mütalaaya karşı karşı taraf sanık ve avukatları tarafından süre istendi. Duruşmamız 27 Mart'a ertelendi. Bununla beraber şunu da belirtmek istiyorum; özellikle bu dava şahsında diğer bütün deprem davalarında gözlemlediğimiz belli başlı hususlar var, belli başlı hukuksuzluklar var. Sürecin yargılanması ile alakalı olarak özellikle orada kast meselesi tartışılmadı, bunun üzerine yoğunlaşılmadığını ve mütalaaların da bu boyutta verilmediğini gözlemliyoruz. Özellikle bilinçli taksirle şahısların gerek ileride alacakları cezalarla hem infaz ve yatarlarını engellemeye çalışmak hem de bu yargılamaların özellikle hak kaybı noktasında sonuçlanmasına dönük hukuksuzlukların olduğu gözlemliyoruz. Bu anlamda özellikle tehlikelerin varlığı söz konusu. Özellikle bilinçli taksir üzerinden bir değerlendirme yapıldığını görüyoruz. Bu durum, sanıkların ileride alacakları cezalar ve infaz süreçleri açısından sonuç doğuruyor. Yargılamaların hak kaybına yol açabilecek şekilde sonuçlanmasından endişe ediyoruz. Olası kast değerlendirmesinin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. 27 Mart'taki duruşmada bunun takipçisi olacağız" ifadelerine yer verdi.

"Sanıkların Gerekli Cezayı Alması Noktasında Çabalarımız Olacak"

Depremde yaşamını yitiren Zülfikar Yılmaz'ın yakın dostu olduğunu belirten Özperçin, yaşanan acılara rağmen hukuki anlamda emsal teşkil edecek bir karar çıkmadığını ifade ederek, "Orada vefat eden Zülfikar Yılmaz arkadaşımızdı, aynı zamanda benim çok yakın dostumdu. Şunu gözlemledik; sevdiklerimizi kaybettik, birçok kaybımız vardı ama o acıları dindirecek herhangi bir hukuk temeli oluşmadı. Ne yasal düzenleme oluştu ne de ona emsal olacak bir karar oluştu. Bugün de özellikle savcının mütalaasında bilinçli taksirle olayı geçiştirmesi ve en nihayetinde yargılanan şahısların "Evet yine biz bu işten tabiri caizse kurtulduk" demesi gibi bir sonuca doğru gidiyor. Ama biz 27 Mart'ta bunun üzerine gideceğiz. Elbette ki mütalaanın aksine, olası kastla bu sanıkların gerekli cezayı alması noktasında çabalarımız olacak" dedi.

"Adalet istiyoruz"

Depremde ailesini kaybeden Ali Karayılan, "Çocuklarımı, gelinimi, torunlarımı kaybettim. Oğlumun kaynı ve kaynanası dahil ailemizi kaybettik. Biz adalet istiyoruz, bu belirsizlikleri kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.

"İnsan Hayatı Bu Kadar Ucuz Olmamalı"

Ali Yılmaz ise, yalnızca bu binada değil 11 ilde yaşamını yitiren tüm depremzedeleri andığını belirterek, şunları söyledi:

"Ben sadece bu binada yaşamını yitirenleri değil, bu 11 ilde depremde yaşamını yitiren bütün insanların "Devri daim olsun" diyorum. Başta kardeşim Zülfikar Yılmaz olmak üzere. Şurada adaletsizlik var. Bu adaletsizlik bir daha olmasın. En azından bundan sonra ya da böyle bir deprem süreci yaşanırsa bir daha insanlar ölmesin diye buradayız. Onlar öldü, vefat ettiler, gittiler. En azından bundan sonra diğer insanlar ölmesin diye, yapıların düzensiz olduğu, çarpık olduğu, yanlış olduğu, mühendislerin orada tam kontrollerini yapamadığını görüyoruz. Bir daha insanlar ölmesin diye buradayım. Avukatımızın dediği gibi 27 Mart'ta buradayız, tekrar savunmamızı yapacağız. Gereken neyse konuşacağız. En azından bir daha yaşanmasın diye bu mücadeleyi vermek zorundayız. Ben kardeşlerimi kaybettim orada. Zülfikar'ın abisiyim. Karayılan ailesinden birçok yakınımı kaybettim. Annemi kaybettim. Tabii orada vefat edenler bizim kardeşlerimizdir, fark etmiyor. Hatta Adıyaman'da yaşamını yitiren bütün canlılar bizim kardeşlerimizdir. Hiç fark etmiyor. Ama biz bunun için, bundan sonra herhangi bir deprem yaşanırsa bir daha can kaybı olmasın diye bütün yetkililere buradan sesleniyoruz. Lütfen dikkat etsinler. Başta belediyeler olmak üzere denetimlere dikkat etmeleri lazım. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı."

"Adalet enkaz altında kaldı"

Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman İl Temsilcisi Mehmet Doğan, davada 16 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, olası kast değerlendirmesi yapılması gerektiğini savundu.

Doğan, "Adaletin enkazda kaldığını bir kez daha tescil ettik. Adalet sağlanmıyor. Lütfen hakimlere ve savcılara buradan sesleniyoruz; lütfen adaletli olun. Olası kastla bu insanların yargılanması lazım. Basit bir şekilde bilinçli taksir vererek karar verilmesini doğru bulmuyoruz. Böyle bir adalet yok. Sevdiklerimizle beraber adalet de enkaza gömüldü. Biz bunu adliye koridorlarında geze geze öğrendik" ifadelerine yer verdi.

"Ailemden 5 Kişiyi Kaybettim, Bir Daha Böyle Bir Şey Yaşamak İstemiyoruz"

Remziye Karakuş, abisi ve ailesinden toplam 5 kişiyi kaybettiğini belirterek, "Abimi ve ailesini kaybettim, 5 kişiyi kaybettim. Adalet istiyoruz. Kurum, şahıs ve imza yetkisi olan herkesin cezalandırılmasını istiyoruz. Bir daha böyle bir şey yaşamak istemiyoruz. Giden canlarımızı geri getiremeyeceğiz ama sonuçta Adıyaman deprem bölgesi, bir daha yaşanacak" dedi.

"Ailemden 7 kişiyi kaybettim, sürekli ertelemeler var, sorumlular tutuklansın"

Zeynep Ergün de ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini belirterek, davaların sürekli ertelenmesine tepki gösterdi.

Ergün, "Bir aileden 7 canın gitmesi ne demek? Bir kişi ölünce bir sene yas tutulur. Biz kaç sene yas tutacağız, onu da bilmiyorum. Bu mahkemelerin neden sürekli bir ay sonrasına, iki ay sonrasına ertelendiğini anlamıyorum. 4'üncü seneye girdik, bir sonuca varmamız gerekiyordu. Ne önü belli ne arkası belli, söylenen hiçbir şey yok. Sadece erteleme var. Neden böyle oluyor? Bizi evimize göndersinler. "Artık kusura bakmayın, bir şey olmayacak, bir sonuca varılmayacak" desinler ya da kim sorumluysa tutuklasınlar. En azından içimize biraz su serpsinler, biraz rahat edelim" ifadelerini kullandı.

Kaynak : PERRE

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazetesondakika.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.