İbrahim Ertaş: ‘Öğretmeni güvenceli ve itibarlı olmayan eğitim sisteminden başarı beklenemez’
İbrahim Ertaş: ‘Öğretmeni güvenceli ve itibarlı olmayan eğitim sisteminden başarı beklenemez’
ADIYAMAN (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Türk Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı İbrahim Ertaş, 2026-2027 eğitim öğretim yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına, deprem bölgesindeki çalışma koşullarına, norm fazlası uygulamalarına, re'sen atamalara ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddete dikkat çekti. Ertaş, "Eğitim güçlü değilse Türkiye güçlü olamaz. Öğretmeni huzurlu, güvenceli ve itibarlı olmayan bir eğitim sisteminden başarı beklemek mümkün değildir" dedi.
Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere ve eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyen Ertaş, eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını, ülkenin geleceğini şekillendiren temel meselelerden biri olduğunu ifade etti.
'ÇOCUKLARIMIZ YARININ TÜRKİYE'SİNİ ŞEKİLLENDİRECEK'
Eğitimin temel amacının yalnızca sınavlarda başarılı öğrenciler yetiştirmek olmaması gerektiğini belirten Ertaş, şöyle konuştu:
"Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlarken en büyük sorumluluğumuz, Türkiye'nin yarınlarını emanet edeceğimiz çocuklarımızı ve gençlerimizi en iyi şekilde yetiştirmektir. Bugün okul sıralarında oturan evlatlarımız, yarının Türkiye'sini şekillendirecek; ülkemizi bilimde, teknolojide, sanayide, ekonomide, kültürde ve sanatta daha ileriye taşıyacaktır.
Bizler çocuklarımızın yalnızca sınavlarda başarılı olmalarını değil; vatanını ve milletini seven, milli ve manevi değerlerine bağlı, ahlaklı, adalet duygusu güçlü, sorgulayan, araştıran, üreten, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerini istiyoruz. Çünkü güçlü bir Türkiye'nin teminatı, bilgili olduğu kadar karakterli ve şahsiyetli nesiller yetiştirmekten geçmektedir."
'ÖĞRETMEN BU BÜYÜK DAVANIN EN ÖNEMLİ NEFERİDİR'
Öğretmenlerin eğitim sistemindeki konumuna vurgu yapan Ertaş, eğitim çalışanlarının görevlerini huzur içerisinde sürdürebilmelerinin ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını söyledi.
Ertaş, "Eğitim yalnızca bir ders programından veya sınav başarısından ibaret değildir. Eğitim, bir milletin geleceğini inşa etme meselesidir. Öğretmen ise bu büyük davanın en önemli neferidir. Çocuklarımızın gönlüne dokunan, onlara bilgiyle birlikte değer kazandıran öğretmenlerimizin görevlerini huzur içerisinde yapabilmeleri, ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
'EĞİTİM ÇALIŞANLARININ MAAŞLARI HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA ERİYOR'
Yeni eğitim öğretim yılına ekonomik sorunlarla girildiğini belirten Ertaş, hayat pahalılığı karşısında eğitim çalışanlarının alım gücünün düştüğünü savundu.
Ertaş, şöyle devam etti:
"Bugün öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanlarımız ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla yeni eğitim-öğretim yılına başlamaktadır. Artan hayat pahalılığı ve düşen alım gücü karşısında eğitim çalışanlarının maaşları her geçen gün daha fazla erimektedir.
Öğretmenlerimiz geçim derdi yaşamadan bütün enerjisini öğrencilerine ve eğitim-öğretime verebilmelidir. Eğitim çalışanlarından sürekli fedakârlık beklenirken onların emeğinin, alın terinin ve mesleki itibarının karşılığının verilmemesini kabul etmiyoruz."
'ADIYAMAN'DA TABLO ÇOK DAHA HASSAS'
6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman'da görev yapan eğitim çalışanlarının ağır şartlar altında görevlerini sürdürdüğünü belirten Ertaş, deprem bölgesine özgü sorunların tamamen çözülemediğini söyledi.
Ertaş, şunları kaydetti:
"Adıyaman açısından ise tablo çok daha hassastır. 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılması ve şehrimizin yeniden ayağa kaldırılması sürecinde eğitim çalışanlarımız büyük bir fedakârlık göstermiştir. Depremi bizzat yaşayan öğretmenlerimiz, tüm zorluklara rağmen görevlerinin başında durmuş; çocuklarımızın eğitimden kopmaması için büyük bir sorumluluk üstlenmiştir.
Ancak aradan geçen zamana rağmen deprem bölgesindeki eğitim çalışanlarının sorunlarının tamamının çözüldüğünü söylemek mümkün değildir. Barınma, ulaşım, okul fiziki şartları, öğretmenlerin yer değiştirme sorunları, norm uygulamaları ve çalışma koşulları başta olmak üzere pek çok mesele hâlâ çözüm beklemektedir."
'RE'SEN ATAMALARDA AİLE BÜTÜNLÜĞÜ GÖZETİLMELİ'
Norm fazlası öğretmen uygulamaları ve re'sen atamaların eğitim çalışanlarını mağdur ettiğini ifade eden Ertaş, öğretmen açığı bulunan bir sistemde bu uygulamaların dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti.
Ertaş, "Öğretmen açığının bulunduğu bir eğitim sisteminde, öğretmenlerimizin norm fazlası durumuna düşürülmesi ve ardından aile bütünlüğünü, yaşam şartlarını ve ulaşım imkânlarını yeterince gözetmeden başka ilçelere re'sen atanması kabul edilebilir değildir" dedi.
"Öğretmen bir sayı değildir" diyen Ertaş, "Öğretmen; öğrencisinin geleceğine dokunan, ailesiyle birlikte bir hayat kuran ve bu ülkenin geleceğini yetiştiren eğitim neferidir. Bu nedenle atama ve yer değiştirme süreçlerinde liyakat, hakkaniyet, hizmet gerekleri ve aile bütünlüğü esas alınmalıdır" ifadelerini kullandı.
'ÖĞRETMENE ŞİDDET NORMALLEŞTİRİLEMEZ'
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin de yeni dönemin öncelikli sorunlarından biri olduğunu belirten Ertaş, okulların güvenli eğitim ortamları olması gerektiğini söyledi.
Ertaş, "Okullarımızın güvenli eğitim yuvaları olması gerekirken öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın şiddete maruz kalması asla normalleştirilemez. Öğretmene yönelik şiddet yalnızca öğretmene değil; eğitime, öğrencimize ve Türkiye'nin geleceğine yönelik bir tehdittir. Bu konuda caydırıcı ve etkili tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz" dedi.
'MÜLAKATIN ADALETSİZLİĞE VE KUL HAKKINA DÖNÜŞMEDİĞİ BİR SİSTEM İSTİYORUZ'
Türk Eğitim Sen'in eğitim sistemine ilişkin beklentilerini de sıralayan Ertaş, ekonomik, sosyal ve mesleki güvence vurgusu yaptı.
Ertaş, şöyle konuştu:
"Biz; öğretmenin ekonomik olarak güçlü, sosyal olarak güvenceli ve mesleki olarak itibarlı olduğu, öğrencilerimizin çağın gereklerine uygun, kaliteli ve nitelikli eğitim aldığı, milli ve manevi değerlerimizin eğitim hayatımızda güçlü biçimde yaşatıldığı, atama ve yer değiştirmelerde liyakat ve adaletin esas alındığı, mülakatın adaletsizliğe ve kul hakkına dönüşmediği, eğitim çalışanlarının şiddet korkusu yaşamadan görev yaptığı, deprem bölgesindeki eğitim çalışanlarının özel şartlarının dikkate alındığı adil, güçlü ve nitelikli bir eğitim sistemi istiyoruz."
'ÇOCUKLARIMIZ BİZİM İSTİKBALİMİZ, ÖĞRETMENLERİMİZ O İSTİKBALİ ŞEKİLLENDİREN ELLERDİR'
Eğitimin siyasi hesapların üzerinde tutulması gereken bir devlet meselesi olduğunu ifade eden Ertaş, "Türkiye'nin geleceğini inşa edecek çocuklarımızın ve gençlerimizin yetiştirilmesi, siyasi hesapların veya günübirlik uygulamaların üzerinde tutulması gereken bir devlet meselesidir. Çünkü çocuklarımız bizim istikbalimiz, öğretmenlerimiz ise o istikbali şekillendiren ellerdir" dedi.
Başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ömrünü eğitime adamış öğretmenleri saygı ve minnetle andıklarını belirten Ertaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Türk Eğitim Sen olarak dün olduğu gibi bugün de hakkın, hukukun, adaletin ve alın terinin yanında olmaya; eğitim çalışanlarımızın haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
Geleceğimiz çocuklarımızdır. Çocuklarımızın geleceği ise nitelikli ve milli bir eğitimdir. Güçlü eğitim, güçlü öğretmen, güçlü nesil; güçlü nesil, güçlü Türkiye demektir.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı hayırlı olsun."
Kaynak : PERRE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
